Üstadım,
Kadastro çalışmalarında birbirine bitişik iki taşınmazın birisi şahıs, diğeri hazine adına tespit görüyor. Şahıs, hazine adına yazılan parselin bir kısmının kendisine ait olduğunu, mülkiyet iddiasında bulunduğu kısmın hazine parselinden ayrılarak kendi parseline katılması talebiyle Kadastro Mahkemesinde dava açıyor. Dolayısıyla her iki parsel tutanak ve ekleri davalı olarak mahkemeye devredilip kütük sayfasında malik ve miktar haneleri boş bırakılıyor
Mahkeme davayı reddediyor; karar kesinleşiyor. Karar davacı tarafından infaz için tapuya götürüldüğünde, kararda davanın red edildiği yazılı olmakla birlikte, ne karar metninde ne de hükümde davacının parselinin kimin adına tescil edileceğinin belirtilmediği gerekçesiyle karar tavzihi istemiştir. Mahkeme kararın açık olduğu, ayrıca bir açıklamaya gerek olmadığını belirterek talebi geri çevirmiştir.
Kanımca davacının parseli ile ilgili olarak ne hazine ne de herhangi bir şahıs tarafından hak talebi olmadığına göre, parsel kadastro tespiti gibi tescil edilmeliydi. Ancak bu yapılmadığına göre, genel mahkemede tescil davası mı açılmalıdır?
Görüşleriniz için teşekkür ederim.