Mevcut durumu itibariyle "Zeytinli Tarla" vasfındaki taşınmazımız imar planı sınırları içerisindedir ancak henüz imar uygulamasıyla terk işlemleri yapılmamıştır. Bu arazimizin tapu kayıtlarında belirtilen yüzölçümü 10260-m2 dir. Ancak 1 ay önce hem özel bir harita mühendisliği ofisinden, hem LİHKAB bürosundan, hem de 14.11.1997 tarihinde Kadastro Şefliğine yapılan aplikasyon işlemi talebi neticesinde tarafımıza verilen Aplikasyon Krokisi üzerinde arsamızın yüzölçümünün 10121,63-m2 olduğu belirtilmektedir. Başta sayın Hüseyin KOÇAK beyefendinin ve diğer kıymetli meslektaşlarının
www.tasinmazmulkiyeti.org.tr
ve
www.tapu-kadastro.net
adreslerindeki internet sayfaları içerisinde yazmış olduğu makaleleri okuyarak edindiğim bilgi kadarıyla, söz konusu taşınmazımızın yüzölçümü değerleri arasındaki farkın yanılma (tecviz) sınırının üzerinde olup olmadığını tespit etmek maksadıyla LİHKAB bürosuna başvurdum ve yetkili harita mühendisinin yaptığı hesaplama sonucunda yanılma sınırı 61,97-m2 olarak bulundu ve neticede yüzölçümdeki 138,37-m2 lik farkın yanılma sınırının üzerinde olduğu sonucuna varıldı. Yüzölçümü farkının yanılma sınırı içerisinde yada dışında kalmasına bağlı olarak izlenmesi gereken adımlar sayfanızda yayınladığınız makalelerde izah edilmiştir ve anladığım kadarıyla tescilli yüzölçüm ile işlem sırasında bulunan yüzölçüm arasındaki fark, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 41’inci maddesi gereğince düzeltilmelidir. Bu bağlamda, söz konusu arazimiz üzerinde imar planında belirtilen İnşaat Emsal Yüzdesi %30 değerindedir ve bu arazimiz üzerinde planladığımız inşaat projesinde toplam 41,5-m2 lik ciddi bir inşaat alanı kaybına uğramaktayız. Sonuç olarak anlaşılacağı gibi mağdur durumdayız ve bu alan kaybını ortadan kaldırabilmek adına kanunların bize tanıdığı hak çerçevesinde bir çıkar yol arayışı içerisindeyiz. Başvurduğumuz, bilgisine danıştığımız harita mühendisi ve avukatlar bu konuda bizleri tatmin edecek yeterlilikte bilgiye sahip değiller. Bu nedenledir ki sizlerin yazmış olduğu makaleler sayesinde bir noktaya kadar gelebildim ancak bunun ötesinde nasıl ve ne şekilde bir yol izlemem gerektiği konusunda gerçekten yardımlarınıza ihtiyaç duymaktayım. Özellikle üstünde durduğum ve bilmek istediğim konu şudur; Tapu ve Kadastro Başmüfettişi Sayın Hüseyin KOÇAK Beyefendinin "YÜZÖLÇÜM HATALARININ DÜZELTİLMESİ" konu başlıklı makalesi içerisinde izah ettiği "İlgilisinin Muvafakat Etmediği Hataların Düzeltilmesi" işleminde "Fark tecviz içinde ya da dışında olsun ilgilisi tarafından muvafakat verilmiyorsa düzeltme 41/1’inci, madde gereğince yapılır, malik ve diğer hak sahiplerine tebliğ edilir, 30 günlük süre içerisinde dava açılmaz ise düzeltme kesinleştirilir. Dava açılırsa, dava sonucuna göre işlem yapılır." denilmektedir. Buna göre, dava açılıp yargı yoluna başvurulduğu takdirde davanın ne şekilde ve ne kadarlık süre içerisinde neticeleneceği konusunda sizler gibi konunun en yetkilisi ve deneyim sahibi şahsiyetlerinin fikirlerine ve yardımlarına son derece ihtiyaç duymaktayım.
Görüş ve tavsiyelerinizi bizlerden esirgemez ve konu ile ilgili bizlere sahip olduğunuz bilgi ve tecrübelerinizden yararlanma fırsatı verirseniz uzun süredir bizleri rahatsız eden bu konuyu tam manasıyla aydınlığa kavuşturarak hem zihinlerimizi rahatlatmış olacaksınız hem de sizlere minnettar kalacağız.
Saygılarımla,