MERHABALAR..
Bir kamu kurumunda Harita Teknikeri olarak görev yapmaktayım 18. madde uygulaması ile ilgili bir dosya incelemesi yaparak İdareye kanaatimizi bildirdiğimiz teknik raporumuzu sunduktan sonra bazı sıkıntılarla karşılaştık. Konu ile ilgili sorularım şunlar:
1- Dosya ekinde yer alan Dağıtım, Tahsis ve Özet Cetvellerinden yola çıkarak düzenleme sahasında kalan Hazine taşınmazları ile tescil harici ve dereden ihdas edilerek tescil beyannamesinde gösterilen taşınmazlar hakkında incelemeler yapılmakta olup; düzenleme sahasında herhangi bir imar adasına denk gelmeyen yol, park, meydan gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlerde kalan yerlerin tescili yapılmadığı ve Uygulama dosyasında Konut adalarına denk gelen tescil harici birkaç alanını aynı yerden değilde Rekreasyon Alanından yer verildiğinden Hazinenin zararı olduğuna dair soruşturma yapılmaktadır. Tescil ve aynı yerden imar parseli ile ilgili görüş, mevzuat, genelge, kanun ve mahkeme kararları?
2- O Dönem uygulama dosyalarını incelerken herhangi bir Harita Mühendisi ve/veya Şehir Plancısı olmadığından uzmanlık alanımımıza girmeyen bir konuda tekniker olarak dosya eklerinde yer alan bilgilerden yola çıkarak sayısal olarak tespit ettiğimiz hususlar hakkında yorumlamalar yaparak sonuç kısmında kanaatimiz bildirdiğimiz raporları İdareye sunmaktaydık. Yeterli olmadığımız bir konudan sorumlu tutulamayacağımıza dair görüş, mevzuat, genelge, kanun ve mahkeme kararları?
3- Yaptığımız incelemeler sonucunda, uygulama dosyalarının çok daha önceden askıya çıkarıldığı, askıdan indirildiği, 60 günlük dava açma süresi geçtiği ve tapuya tescilleri yapıldıktan sonra tarafımıza havale edildiği ve tarafımızca rapor sunulduğundan, teknik raporumuzun hükmünün kalmadığı düşünülmektedir. Konu hakkında görüş, mevzuat, genelge, kanun ve mahkeme kararları?
4- İmar uygulamalarının tescilinde Kadastro Müdürlüklerinin imar parselasyon plânları ve eklerinin kadastro tekniğine uygunluğu, bu konudaki yönetmelik ve izah namelere göre harita yapım tekniğiyle ilgili, Tapu Müdürlüklerinin ise tescilin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığıyla ilgili kontrol yetkileri bulunmaktadır. Bu yetkinin beraberinde sorumluluğu da getirdiği açıktır. Kaldı ki, 5237 sayılı TCK’nin 279. maddesi gereği suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenen kamu görevlisi bu hususu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür. Bu anlamda Tapu ve Kadastro Müdürlüğü çalışanlarının adli bir görevi de bulunmaktadır. Bu bakımdan,18.Madde Yönetmeliği çerçevesinde Kadastro Müdürlüğünce teknik kontrolleri yapılan uygulama dosyalarının eksik ve hatalı olduğu tespit edildiğinde, eksikliklerin giderilmesi ve hataların düzeltilmesi için dosyaların talep sahibi birime iade edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla söz konusu uygulama dosyalarının kadastro teknik kontrollerinden geçmesinden, herhangi bir hatanın olmadığı anlaşıldığı düşünülmektedir. Konu hakkında görüş, mevzuat, genelge, kanun ve mahkeme kararları?
NOT: Düzenleme sahası içerisinde aktif dere, Medeni Kanuna göre tescile konu olmayan yerler bulunmakta olup ön incelemeci Uzman’a göre bunların tescil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Konu hakkında görüş, mevzuat, genelge, kanun ve mahkeme kararları?
BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN, YUKARIDA KISACA BELİRTMİŞ OLDUĞUM HUSUSLAR HAKKINDA DEĞERLİ GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLEMEKTEYİZ. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER…