Sn. "boon_tr_42" dikkatine;
766 sayılı Kanuna göre çalışma yapılırken Maliye Hazinesi adına, vatandaş adına tespit edilen, mera olarak bırakılan yerler; bugün bakıyorsunuz 1/25000 ölçekli haritada yeşil görünüyor. Sizin kadastro elemanı olduğunuzu hatırlıyorum; bu 1/25000 ölçekli harita ne haritası ve bir kadastrocunun eline hangi amaçla ulaştı. Orman İdaresi, o yerlerin orman olduğunu mu iddia ediyor. Haritada görünen her yeşil orman olmayabilir. Sizin bulunduğunuz Müdürlük bozkırda ama bir de Karadeniz Bölgesini düşünün. Her taraf yeşil. Haritada yeşil görünenlerin hepsi orman olmayabilir.
1/25000 ölçekli haritada yeşil görünen yerlerin tümü ya da bir kısmı orman da olabilir. Bunu Orman İdaresinin söylemesi, iddia etmesi gerekir. Eğer Orman İdaresi tarafından haritada yeşil görünen yerlerin orman olduğu iddia ediliyorsa, orada ORKA kapsamında kadastrosunun yapılması gerekir. Daha önce kadastrosu geçtiği için mükerrerlik kaygısıyla tutanağının tutulmayacağı gibi bir şey yoktur. Çünkü, her ne kadar 3402 sayılı Kanunun 22'nci maddesi mükerrer kadastroyu geçersiz saymış olsa da; bu kural ormanlar için geçerli değildir. ("Genel kadastrodan sonra yapılan orman kadastrosu işlemi ikinci kadastro sayılmaz." YARGITAY 20.HD.08.03.1993 ta. E.1992/7372, K.1993/1983)
Orada orman kadastrosu yapılması gerekiyorsa bütün formalitesinin gerçekleştirilmesi gerekir. Orman kadastrosu yapıldığında, daha önce tapulanmış parsellerle mükerrerlik oluşturuyorsa (ki sizin örneğiniz mutlak bir mükerrerlik söz konusu olacak); bununla ilgili nasıl işlem yapılacağı konusu da bildiğiniz üzere 2014/5 sayılı genelgede yer almaktadır. ... Hüseyin KOÇAK