Sn. "Ciftci" dikkatine;
Anlatımınıza göre konu arap saçına dönmüş gibi ama sonuç itibariyle konu biraz berraklaşmış da gibi... Orman kadastrosu sonrasında orman dışında bırakılan yerde zilyetliğe dayalı dava açılmış ve vatandaş adına (o yerin orman olmadığı gerekçesiyle) karar verilmiş... Orman İdaresi, orman kadastrosu sırasında dikkate almadığı bir yeri sonradan nasıl gördü?.. Orman kadastrosu yapılıp kesinleştiğine göre, bu kesinleşmeye göre paftasının da oluşmuş olması gerekir. Oluşan paftada da bahis konusu yerin görünmüyor olması gerekir. Dolayısıyla 2/B belirlemesi sırasında o kısım nasıl ortaya çıkmış?.. Burası soru işareti.
Ama sonuç olarak Orman İdaresinin 2006 yılında açtığı dava reddedildiğine göre, o yer artık "orman" değildir demektir... Dolayısıyla da vatandaşın zilyetlikle kazanmış olduğu davanın infazı gerekir. Hem de mükerrerlik giderilmiş olarak.
kadastro Müdürlüğü tarafından, 1980'de kesinleşen orman haritası ile (ki tescil olduğuna göre orman haritası diye bahsedilen artık kadastro paftası olmalıdır) vatandaş adına tescil edilmesi gereken yer aynı altlık üzerinde gösterilmeli. (Aslında orman kadastrosu sırasında bahis konusu yer orman dışında bırakıldığına göre paftaya göre herhangi bir mükerrerliğin de oluşmaması gerekir.) Ve de tapu müdürlüğüne gönderilip, tescili sağlanmalıdır...
Diyelim ki; kadastro müdürlüğü tarafından yapılan çakıştırma sırasında bahis konusu yer ile orman haritasındaki (kadastro paftasındaki) şeklinde mükerrerlik oluştu; o zaman yine vatandaş için verilmiş yargı kararı geçerlidir. Bu belirleme yapıldıktan sonra yine tapu müdürlüğüne gönderilip, tescili sağlanmalıdır. Bu arada o kısım müstakil bir şekilde orman olarak tescilli ise vatandaş adına tescil ile birlikte orman olmaktan da çıkmış olur. Eğer müstakil değil de orman ana parseli ile bir bütün halinde ise o zaman da, ormanın tescilli olduğu sayfada yüzölçüm düşülmesi yapılır. Ve de yapılan işlemle ilgili olarak, MK.1019 gereğince Orman İdaresine bilgi verilir. Ve tabi kadastro Müdürlüğü tarafından, paftası da tescilli hali gösterir hale getirilmelidir. ... Hüseyin KOÇAK